En iyisi susalım biz.

En iyisi susalım biz.

Olur da kendini buldun sanırsan satır aralarımda güvenme sakın! Ben çoktan tuttum deliliğin damarını. Öyle kirliydik ki biz başka bi’ ten kapatamaz ayıplarımızı… Kimi helal edinsek en büyük haram içimizde. Kimle yatsan sırtından boşalan soğuk ter benim…

Hadi istersen delir. Tanrı biliyor ya önemli değil hangi gece kimle nasıl seviştin. Umrumdan taşıyor edepsizliğin.

Şimdi yüzüme baksan gördüğün ayıp ikimizin. Ne sen bi’ fazla sevdin beni ne de ben bi’ eksik karanlığında gecenin.

Rüzgardan ardında kadar açılan pencereyi örtmeye bile üşenmiştik buz keserken çıplak bedenlerimiz…

Bedenlerin çıplaklığı! Hiç önemli değil ruhlarımız üryan gezerken. Şimdi ne kadar giyinsen ruhun o kadar müstehcen! Dökülüyor önüme bir bir ruh pulların. Nasıl da tutkuyla bağlıymışsın bana! Hay aksi nasıl görmemişim!

Sadakatin kölesi olmuşluğumu görmezden gelip tutup kolundan arsızlığının yüzüme vururken soğuk rüzgarlarını; içinde uyuyormuş benim suretim.

Sadakat gizlemekmiş ne kadar sevdiğini. Serde erkeklik var ya bütün incelikler sadece yatakta!

Saçma! Erkeklik dediğin külliyen saçma! Ve sen bünyeden hatalı.

Şimdi pişmanlık akıyor suratından. Durmadan sorduğun; “Nasıl geçeceğim sırattan?” .

Ruhların kararıp delinmeye başladığı bi’ anda dur deyip derini yırtıp geçene dur yeter dediğinde en güzel yerinde; adam oldun gözümde!

Bedenler satılabilir alçaklıktır ve basit. Ruhlar sevişebilir caizliği hakkında fetva veremem haddim değil!

Ama güzeldi severken seni ve sevilirken…

Sevgili! Biz yanlış şeyleri de sevdik seninle. Mayınlar döşedik gezdiğimiz bahçeye. Şimdi her adımda geçmişin tedirginliği!

Silsen silinmiyor denedik! Karalasan çirkin bi’ imla. En iyisi kurallara uymak bi’ yerden sonra.

Adın geçince büyük harfle başlamak mesala! Virgül koymak araya adımız yanyana koyulduğunda.

Yastıklar arasına duvarlar koymak ya da ruhlar arasına koyamasak da…

Tamam sus! Sesini duymak istemiyorum tenim yırtılıyor. Kolumdaki çatlaklar senin eserin.

Binalardaki çatlaklar edepsizliğimizin!

Şimdi depremler dindi. En derininde lavlar fışkırıyor suskun kentlerin.

En iyisi susalım biz.

En iyisi bir şarap daha geceye!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s