düş..

düş..

düş..

eğdim başımı yastım yayımı
usulca geçtim kapısından hiçliğin
soluklandım soluğun olmadığı yerde
kinin olmadığı, kanın olmadığı, zanın!

uzak neydi, yakın neydi, neydi zaman
ilden öte, dilden beri
üfledim boşluğa harflerimi
ah kere ahkerisuzan!

içimden koskoca bir dünya geçti
atların mahşeri ve hıçkıran güller
dediler vardır elbet hüznü olanın
bir de kalbi

ey gözü yaşı kehribar yunt!
ey yurdumun görklü taşları, kunt otağları
çözülmüş bağları da balı balbalı ey!
kökümle, göğümle, içi bin gevher
külümle geldim:
avutun beni! avutun beni!

2.
açılıyor önümde kutlu kanatları gibi bir zor kuşun
harfler! harfler! harfler!
soruyorum her gün kendime ve işte size
insanoğlu niye bu kadar zalim?

ey ağzımla çıkardığım inci
tırnağımla kazıdığım cönk dağı, ey!
fısıldadı gökte pervin, kandiliyle yedi
-herkesin bir ada’sı olacak bir gün
-herkesin bir zeytin yeşili güneşi
kuşlar yüzünden değil midir göğün eğimi
gök yüzünden değil midir kuşlar!

ey sular! ey ırmaklar! ey şoruldayan mavi nektar!
ey gözümde kamaşan hayat, dizimdeki şol kitap!
kavımla, keskimle, içi içine sığmaz
gümüşten kavkımla geldim:
ayıtın beni! ayıtın beni!

Perihan BAYKAL

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s